Dar Mükellef Kimdir? Dar Mükellef Olmanın Kriterleri Nelerdir?

  • Whatsapp
Dar Mükellef Kimdir? Dar Mükellef Olmanın Kriterleri Nelerdir?

Dar Mükellef Kimdir?

Dar mükellef bir ülkede yerleşik olmayan kişi ile kurumların o ülkede elde etmiş oldukları kazanç ve iratlardan dolayı vergi yükümlüsü olması durumudur. Bunun sebebi ise her devletin kendi ulusal sınırları içerisinde oluşan kazanç ve iratlar üzerinden pay alma hakkının bulunmasından kaynaklanmaktadır.

kurumsal olarak ise kanuni merkezi ya da iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayan ve kazançları kurumlar vergisine tabii bulunan kurumlar Dar Mükellef Kurum olarak tanımlanır. Kanuni merkez vergiye tabi olan kurum ya da kuruluşların kanun, tüzük, ana statülerinde gösterilen merkezlerdir. İş merkezi ise iş bakımından muamelelerin fiilen toplandığı ve idare edildiği merkezdir.

Mükellef Vergi Kanununa göre vergi borcunu yüklenen, vergi sorumlusu ve vergiye tabi olan Gerçek veya Tüzel kişidir. Vergi Sorumlusu ise verginin ödenmesi için alacaklı olan vergi dairesine karşı muhatap olan kişi olarak tanımlanır. Mükellef ile Vergi Sorumluluğu arasında yer alan en belirgin fark ise mükellef vergi borcunu mal varlığı üzerinden ödemek zorundadır. Ancak Vergi Sorumlusu yalnızca ödeyeceği vergisi kadar sorumludur. Örneğin bir Şirket Vergi Sorumlusudur.

Dar Mükellef Olmanın Kriterleri Nelerdir?

Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişiler, Türkiye’de elde ettikleri kazançtan dolayı vergiye tabi olarak değerlendirilirler ve bu şekilde vergilendirilirler. Bir işletmenin ya da şahsın Dar Mükellef olarak değerlendirilmesi için bazı unsurlar bulunmaktadır. Bunlar;

  • İkametgâh adresi Türkiye de bulunmayan
  • Bir takvim yılı içerisinde Türkiye’de altı aydan fazla oturmayan

Kısaca Türk vatandaşı olmayan resmen ve alenen ülkemizden uzak kalmış kişiler buradaki elde ettikler kazançlar vesilesi ile Dar Mükellef sayılırlar. Bu kişiler dar mükellef kişi olarak nitelendirilmektedir. Dar Mükellef Gerçek Kişiler, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir, yabancı ülkelerde elde ettikleri kazanç ve iratlarını Türkiye’de beyan etmezler.

Örneğin Eylül 2008 tarihinde Almanya’dan İstanbul’a gelen kişi Nisan 2009 tarihinde terk etmiştir. Bu durumda 6 aydan fazla kalarak aracılık faaliyetinde yer almıştır. Ancak mükellef bir takvim yılı içinde 6 aydan fazla kalma Kriteri gerçekleşmediğinden vergilendirme ilgili mükelleflerin esasına uygun olarak yapılmaktadır.

Kurumlar Dar Mükellef Olabilir Mi?

Dar mükellefiyeti belirleyen temel unsurun kanuni veya iş merkezi olduğu anlaşılmakta olup her ikisinden birisinin Türkiye’de bulunmaması halinde yalnızca Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği Kurumlar Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununda ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

Mükellefiyeti belirleyen temel Kriterin iş yeri kavramı olduğu göz önüne alındığında işyeri kavramının neleri kapsadığını bilmek gerekir. Bu durumda işyeri kavramının tanımı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 156’ncı maddesinde yapılmaktadır: “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette işyeri, mağaza, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, çiftlik ve hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleleri, maden ve ocakları, inşaat şantiyeleri ve vapur büfeleri gibi ticari ve mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” şeklinde belirtilmiştir.

Dar Mükellef Kurumların Vergiye Tabii Kazançları Nelerdir?

Kazançları kurumlar vergisine tabii olan kurumlar arasında sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri, iş ortaklıkları ve dernek ya da vakıflara ait iktisadi işletmeler yer almaktadır.

Dar mükelleflerin yalnızca Türkiye içinde elde etmiş oldukları kazançlar kurumlar vergisine tabii tutulmaktadır. Bunun haricinde Türkiye dışında da gelir elde edebilirler fakat bu Kurumlar Vergisine tabii tutulamaz.

Kurumlar vergi kazançları prensip olarak ticari kazanç sayılmaktadır. Dar Mükellef Kurum gelir vergisinin konusunu oluşturan kazanç ve iratlardan hangisinin kapsamına girdiği vergileme açısından önemli bir durumdur. Dar mükellef kurumlar Gelir Vergisi Kanununda sayılan gelir unsurlarından her birini ayrı ayrı elde edebilmesi mümkün bir durumdur. Burada elde edilen gelir türüne göre vergilendirme yapılır.

Dar Mükelleflerin Kazançları
Dar Mükellefler Kurumların Kazançlarının Beyanı

Dar Mükellef Kurumların Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üç şekilde beyan edilmektedir:

  • Yıllık kurumlar vergisi beyannamesi ile
  • Özel beyan ile işlem bazında beyan etme.
  • Kaynaktan vergi kesintisi yapmak üzere Beyan etmektir. (Stopaj – Muhtasar)
Dar Mükelleflerde Kazanç Tespiti

Tam mükellefte olduğu gibi dar mükellefte de kazanç tespiti yapılmaktadır. Burada kazancın tespitine ilişkin hükümlere göre tespit edilmektedir. Tespit Bilanço esasına göre yapılmaktadır. Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanca ilişkin hükümleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu indirilecek ve indirilemeyecek giderler ve diğer hususlar dikkate alınarak matrah tespiti yapılır. Bir hesap döneminde elde edilen ticari kazanç üzerinden değerleme yapılır. Kazanç tespitinde bu uygulamanın yanı sıra Dar Mükellef Kurumlar için indirim yapılmasına izin verilmemektedir.

Related posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir