Ekonomi Nedir? Güçlü Ekonomi Nasıl Oluşur? Altında Yatan Sebepler Nelerdir?

  • Whatsapp
Ekonomi Nedir? Güçlü Ekonomi Nasıl Oluşur? Altında Yatan Sebepler Nelerdir?

Ekonomi Nedir?

Üretim, ticaret, dağıtım ve tüketim, ithalat ve ihracattan oluşmakta olan insan etkinliğidir. İnsanın ihtiyaçları karşısında yapılmakta olan her türlü faaliyeti içerir. Ekonomi belirli bir bölge içerisindeki ekonomik sistemlerden oluşur.

Bu sistem o bölgedeki işgücünü, sermayeyi ve doğal kaynakları; üretim, ticaret ile dağıtımda pay alan ekonomik kuruluşları ve o bölgedeki mamul ile hizmetlerin tüketimini içerir. Bir ekonomi teknolojik evrim, tarih ve sosyal organizasyon ile coğrafya, doğal kaynaklar, gelir ve Ekoloji gibi temel faktörlerin bir araya gelmesi ile oluşur.

Bütün meslekler, kuruluşların ekonomik faaliyetleri ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Tüketim, tasarruf ve yatırım ekonominin temel yapı taşlarından bir kaç öğelerindendir ve her zaman pazarın dengesini belirler. Ekonominin birincil, ikincil ve üçüncül olmak üzere bu üç sektör mevcuttur.

Ünlü Ekonomistlerin Ekonomi Tanımları Nelerdir?

Friedrich Falke

Ünlü Alman iktisatçı Falke ekonomi tanımını şu ifadeleri kullanmıştır. “Bir ülkenin doğal varlıklarının ve de bir toplumun sosyal düzeninin oluşturduğu sınırlar içerisinde, belirli hayati hedeflere ulaşmak için mevcut kaynakların ölçülü ve özenle kullanılması ve de bu konudaki faaliyetlerinin hep plan dahilinde yürütülme şeklidir.”

Paul Samuelson

Bir başka ünlü iktisatçı olan Amerikalı Samuelson ekonomi cümlesini tanımlarken şu ifadeleri kullandığı görülmüştür. “Para kullanılarak veya kullanılmayarak, insanlar arasında mübadeleye neden olan faaliyetlerin incelenmesidir.” terimini dile getirmiştir.

Ünlü Fransız iktisatçı Turchy İse ekonomi terimini “Toplum halinde yaşayan insanların malları elde etmek için sarf ettikleri faaliyetlerin incelenmesidir.” Diye bir açıklama ile sözlerine son vermiştir.

Adam Smith

Ünlü İngiliz iktisatçı aynı zamanda kapitalist İktisadın ilk teorisyeni olan Adam Smith ise; “serbestleşme neticesinde ekonomin gelişeceğini ve kendi çıkarlarını düşünen bireylerin topluma da etki eder.” Söyleminde bulunmuştur. Adam Smith aynı zamanda kapitalizmin babası olarak adlandırılır.

Karl Marx

Başka olarak ve en ünlü ekonomist olan Karl Max, zenginliğinin asıl kaynağını oluşturan pozitif değer olduğunu düşünmektedir. Bir başka değiş ile sermaye sahibi için işçiler ortaya çıkarttıkları üretim bedelinin daha altında ücret almalıdır. Sermayedarın aldığı bu farkı, Karl Marx artı değer olarak tanımlıyor.

Ekonominin Alt Dalları Hangileridir?

Bir bilim dalı olarak kabul edilen ekonomi, yer kürede bulunan kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının ise sınırı olmamasından dolayı, mevcut kaynakların daha düzenli ve verimli olarak kullanılabilmesi amaçlanarak kurulmuştur. Ekonomi, incelediği konula göre çok fazla alt dala ayrılır.

Mikro Ekonomi

Tüketicilerin ve işletmelerin ekonomik hareketlerini inceler. Piyasaları ve piyasaların işleyişini farklı koşullar geliştiğinde işletme dengesinin nasıl oluştuğunu inceler. Bir başka olarak taşıdığı düşünülen her özel olayla ilgilenir. Örnek olarak, arz ve talep durumu geliştiğinde kişilerin temel davranışları, bir ürün veya hizmetin piyasa fiyatı, bir teşebbüsün işleyişi tarzındaki konuları inceler.

Makro Ekonomi

Ülke ekonomisini ve aynı zamanda dünya ekonomisini ilgilendiren bütün konuları inceleyen bilim dalıdır. En çok üzerinde durduğu konular, istihdam, enflasyon ve kamu dengesidir.

Ekonominin Daha İyi Olması İçin Neler Yapılabilir?

Bir ülkede ekonomik istikrarsızlığın en büyük ve başlıca göstergesi şudur; ülkenin para birimine ve ülkenin kendi Enstrümanlarına güvensizliğidir. Şayet ele geçen veya geçmesi planlanan paranın korunması için veya kullanılmasına yönelik “yerine koyamama” kaygısıyla döviz ve altına yatırılırsa, bu araçlarda talebe bağlı fiyat artışı yaratılmış olunur. Bu durum ise yüksek enflasyon sebeplerindendir.

Dövizdeki yükseliş ile beraber petrol fiyatları yükselmeye başlar. Bu aynı zamanda iç ve özellikle dış borcun da artması demektir. Devlet, iç-dış borçlanmasının dönemsel ödemelerini daha yüksek faize katlanarak, yeniden borçlanarak yapacağından borcu azalmayıp artacaktır. Ülkede sanayici ve müteşebbislerin kredi maliyetleri artacak ve buna bağlı olarak da riskler artacaktır. Bu zinciri devam ettirmek her zaman mümkündür.

Ekonomi – Türkiye’den Örnek

Türkiye’den örnek vermek gerekirse; hem istikrarlı, hem güvenli hem de zengin olmasını istemeyecek bir Türk vatandaşı yoktur. İstikrar, güven ve kalkınma hep bir arada olmalı bu üç kavram daima ama daima hak, hukuk ve adalet ile desteklenmektedir.

Ancak bunlar gerçekleştiğinde ekonomide bir büyüme yaşanmaktadır ve ekonominin altında yatan güçlü sebepler bunlar olmaktadır.

Related posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir