Kazanç Çeşitleri Nelerdir? Gelirler Hangi Dönemlere ve Esaslara Dayanmaktadır?

  • Whatsapp
Kazanç Çeşitleri ve Gelirler Hangi Dönemlere ve Esaslara Dayanmaktadır?

Kazanç Çeşitleri ve Gelirler 

Kazanç Çeşitleri işletmenin türüne ve faaliyet konusuna göre çeşitlilik göstermektedir. Türkiye’de kanunen elde edilebilecek Kazanç Çeşitleri 7 tanedir. Bunlar Hazine ve Maliye Bakanlığının tamamen yasal ve uygun gördüğü kazanç çeşitleridir. İşletmenin çeşidine göre, kazancın türüne göre bu kazançlar değişkenlik gösterir. Ülkemizde Kazanç Çeşitleri arasında en çok “Ticari Kazanç” Sayılan faaliyetler yürütülmektedir.

Bilindiği üzere Şahıs ve Gerçek Kişiler Gelir Vergisi hükümlerine tabidir. Şirketler ve Tüzel Kişilikler ise Kurumlar Vergisi Mükellefleridir. Bu her iki tür işletmenin de Kazanç Çeşitleri devlet nezdinde “Ticari Kazanç” olarak yer bulmuştur.  Aşağıda belirtilen Kazanç kurallarına uymadan elde edilen her hangi bir kazanç şekli Vergi Hukuku hükümlerince uygun değildir. 7 adet kazanç çeşidi bulunmaktadır;

Gelirin Vergiye Tabi Olması

Kazanç çeşitleri gelirin durumuna göre şekillenmektedir. Gelirin vergiye tabi olabilmesi için sürdürülebilir olması gerekir. Örneğin sürekli olarak kıyafet satışı yapıyorsanız “Ticari Kazanç” usulü üzerinden vergilendirilirsiniz ve bir mükellefiyetiniz olması gerekir.

Herhangi bir şirkette çalışıyor ve maaş alıyorsanız sizin elde ettiğiniz gelir devlet nezdinde “Ücret Kazancı” olarak görülmektedir. Sürekli araç alışı ve satışı yapıyorsanız bu “Ticari Kazanç” Sayılıyor fakat kendiniz ve aileniz için aldığınız aracı satacaksanız ve bu işi ticarete dökmüyorsanız ve bu iş bir kere olacağı için “Diğer Arızi Kazanç ve İrat” sayılmaktadır.

Herkes Vergi Ödemekle Yükümlüdür!

Buradan anlaşılması gereken ise ülkemizde yaşayan herkes vergiye tâbidir ve devlete olan vergi sorumluluğunu yerine getirmekle yükümlüdür. Bir şirkette sigortalı olarak çalışabilirsiniz fakat bu durumda bile maaşınızdan belirli bir oranda vergi kesintisi yapılır. Bunu çalıştığınız şirket veya işletme sizin adınıza Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesinde beyan yolu ile devlete beyan eder. Sizler maaşlarınızı aldığınızda aynı zamanda ücret bordrolarınızı da teslim almaktasınız.

Almıyorsanız bile her ay düzenli olarak maaşınızı aldığınızda ücret bordrolarınızı da almanız gerekir. Oradan yer alan “Gelir Vergisi” olarak belirtilen %15’lik rakam, siz çalışanların maaşlarından devlete ödemiş olduğunuz verginin ta kendisidir.

Hesap Dönemleri

Gelirin elbette süreleri vardır. Bu süreler içerisinde bazı beyanlar yapılarak vergilerin devlete ödenmesi gerekmektedir. Gelirin Bazı hesap dönemleri vardır, şunlardır;

Normal Hesap Dönemi

Hesap dönemleri genel olarak yıllık baz alınmaktadır. Bu beyanlar izleyen yılın Mart ayının 25. Günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir. Ödeme iki taksite bölünür. Birincisi Mart ayının diğeri ise Haziran ayının sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir.

Ocak – Şubat – Mart,

Nisan – Mayıs – Haziran,

Temmuz – Ağustos – Eylül,

Ekim – Kasım – Aralık

Dönemlerde olacak şekilde 4 eşit parçaya bölünmüştür. “Geçici Vergi Beyannamesi” olarak nitelendirdiğimiz Beyanname bu dönemleri takip eden 2. Ayın 17 günü akşamına kadar beyan edilip ödemelerinin yapılması gerekmektedir. Geçici Vergisini düzenli olarak ödeyen mükellef bu yükün altına girmez. Çünkü Vergi Borcunu daha önceden ödemiştir. Amaç mükellefe kolaylık sağlamaktır. Devlet Geçici Vergi Beyannamesi ile vergi sorumlusunu zor duruma düşürmez ve paranın değeri düşmeden önce ondan tahsil etmiş olur.

Kıst Hesap Dönemi

İşten ayrılma, işe başlama, ölüm gibi bazı durumlar sonucunda hesap dönemlerinde herhangi bir değişim gerçekleşmez. Örneğin X isimli şirket işletmeyi 16.08.2020 tarihinde açtığını düşünürsek O yılın sonu geldiğinde 31.12.2020 tarihinde X isimli şirketin hesap dönemi kapanır ve bir daha ki yıl 01.01.2021 tarihinde yeni hesap dönemi açılır. Ölümlü durumda da işler hiçbir şey değişmeden yürür. Ancak ölüm gerçekleştiğinde borcu, vergi sorumlunun borcunu yakınları ödemek durumunda kalır. Vergi Hukuku konuya her zaman parasal yaklaşır.

Özel Hesap Dönemi

Mükellefin talebi üzerine, bakanlık her hangi bir sakınca görmez ise mükellefe ait olan farklı bir hesap dönemi açılır. Mükellef kendi hesap dönemi üzerinden işlem görür. Bu işler mevsimlik veya dönemlik işler olabilir. Örneğin yazlık civarlarda bulunan bir plajda dondurma satan bir vergi sorumlusu yılda ancak 6 ay çalışmaktadır. Bütün sene boyunca vergiye tabi olmaması için yalnızca çalışacağı dönemlerde vergi sorumlusu sayılır. Özel Hesap dönemi mükellef için sağlanmış diğer bir faydadır. Tüm yıl vergiye tâbi olmaz.

Kazanç Çeşitleri ve Gelirler Hangi Dönemlere ve Esaslara Dayanmaktadır?

Kazanç Çeşitleri Hangi Esaslara Dayanmaktadır?

Tahakkuk Esası

Ticari Kazanç ve Zirai Kazanç türlerinin ikisi de bu kazanç esasına dayanmaktadır. Tahakkuk esasında ödemenin yapıldığı tarihin hiçbir önemi bulunmamaktadır. Burada vergi borcu fatura kesildiği andan itibaren başlar. Fatura kesildiğinde borç doğar. Ödeme tahsil edilmese bile vergi sorumlusu beyan döneminde bu gelirleri beyan ederek vergi borcunu yerine getirmelidir.

Tahsil Esası

Serbest Meslek Kazancı, Gayri Menkul Sermaye İradı, Ücret Kazancı, Menkul Sermaye İradı, Diğer Arızı Kazanç ve İratlarda ise “Ödeme Tahsil Edildiği Anda” devlete ödenecek olan vergi doğmaktadır. Makbuz “ Tahsil Edildi.” Anlamına gelmektedir. Serbest Meslek Erbapları bu sebepten dolayı kazanç sağladıkları zaman fatura değil de Serbest Meslek Makbuzu düzenlemektedirler.

Kazanç ile İradın Arasındaki Fark 

Kazanç ve İradın ikisi de “Gelir” anlamı taşımaktadır. Ancak “Kazanç” diyebilmek için ortada bir emeğin olması gerekir. İradın kazanılması için ortada her hangi bir emek ve çabanın olmasına gerek yoktur. İrada en güzel örnek olarak kar payları, kira gelirleri, faiz gelirleri gibi unsurlar örnek verilebilir. Bu gelirlerin özelliği, elde edilirken bir emek ya da çaba harcanmıyor olmasıdır.

 

Related posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir